İçeriğe geç
MAT Kreatif — Yazılım ve Grafik Hizmetleri
Yazan: Soner Kurt 5 Eylül 2026 9 dk okuma SEO ajans seçimi raporlama dijital pazarlama web tasarım

SEO paketi satıp rapor göndermeyen ajanslar: neye dikkat etmeli

SEO paketi satıp rapor göndermeyen ajanslar: neye dikkat etmeli — blog yazısı kapak görseli

Bir işletme sahibinin ağzından en sık duyduğumuz cümlelerden biri şu: “Bir yıldır SEO için para ödüyorum ama açıkçası ne yapıldığını bilmiyorum.” Devamı da genelde aynı yerden gelir: ilk ay bir şeyler konuşulmuştur, ikinci ay bir tablo gelmiştir, üçüncü aydan sonra iletişim WhatsApp’ta “bu ay da çalışmalar devam ediyor” mesajına düşmüştür.

SEO, doğası gereği sabır isteyen bir iş. Bugün yapılan bir düzenlemenin karşılığını üç ay sonra alabilirsiniz. Ama bu sabır, hesap vermemenin bahanesi değil. Aksine, sonucun geç geldiği işlerde süreç raporlaması daha da kritik hale gelir. Çünkü sonuç görünene kadar elinizdeki tek kanıt, yapılan işin kaydıdır.

Bu yazıda, SEO hizmeti satın alırken ve aldıktan sonra nelere dikkat edilmesi gerektiğini konuşacağız. Kimseyi hedef almadan, sektörde yaygınlaşmış bazı pratikleri açıkça eleştirerek.

Raporsuzluk neden bu kadar yaygınlaştı

Çünkü işe yarıyor. En azından kısa vadede. SEO’nun ölçülmesi zor bir alan olduğu algısı, hesap sormayı zorlaştırıyor. Müşteri sıralamaların neden düştüğünü sorduğunda “Google algoritma güncellemesi yaptı” cümlesi çoğu zaman tartışmayı bitiriyor. Halbuki o güncellemenin tarihi, etkilediği alanlar ve sizin sitenize yansıması tamamen incelenebilir şeyler.

İkinci sebep, SEO’nun paket haline getirilmesinin kolaylığı. “Aylık 10 içerik, 20 backlink, teknik optimizasyon” yazan bir teklif çok makul görünür. Ama bu kalemlerin hiçbiri tek başına bir anlam ifade etmez. Hangi 10 içerik? Kime göre önemli? O 20 bağlantı nereden geldi? Teknik optimizasyon derken tam olarak hangi hata düzeltildi?

Üçüncüsü de en can sıkıcısı: bazı yerlerde SEO ücreti alınıp, karşılığında gerçekten kayda değer bir iş yapılmıyor. Ayda birkaç blog yazısı yayınlanıp geçiliyor. Rapor gönderilmemesinin sebebi tembellik değil, gönderilecek bir şey olmaması.

Tanıdık cümleler: alarm zilleri

Aşağıdaki ifadeleri sık duyuyorsanız, ilişkinin sağlığını gözden geçirme vakti gelmiş demektir.

  • “Google’a birinci sayfa garantisi veriyoruz.” Hiçbir ajansın Google üzerinde böyle bir yetkisi yok. Bu cümleyi kuran kişi ya bilmiyor ya da bilerek yanıltıyor.
  • “Rakiplerinizin kullandığı özel yöntemlerimiz var.” SEO’nun temel prensipleri kamuya açık. Gizli formül vurgusu, genelde konuşacak somut şey olmadığında devreye giriyor.
  • “Search Console erişimini biz yönetiyoruz, size gerek yok.” Gerek var. Kendi sitenizin verisine sahip olmamak, en baştaki hata.
  • “Bu ay da düzenli çalışmalarımız devam etti.” Rapor değil, geçiştirme cümlesi.
  • “Sıralamalar yükseliyor, ekran görüntüsünü atıyorum.” Tek bir kelimenin ekran görüntüsü, iş yapıldığının kanıtı sayılmaz.

Bunların hepsinin ortak noktası şu: sizi veriden uzak tutuyorlar. İyi bir çalışma ilişkisinde ajans sizi veriye yaklaştırır, çünkü verinin kendisini savunuyordur.

İyi bir rapor, yapılan işi ve sonucu yan yana gösterir
İyi bir rapor, yapılan işi ve sonucu yan yana gösterir

Sözleşmeden önce sorulacak beş soru

Anlaşma imzalanmadan önce sorulan sorular, sonradan yaşanacak sürtüşmelerin çoğunu baştan engelliyor. Kısa ve net beş tane:

1. Raporu kim, ne sıklıkla, hangi formatta gönderiyor?

Cevap “ayda bir, PDF olarak, ayın ilk haftası” gibi net olmalı. “İhtiyaç oldukça paylaşırız” cevabı, pratikte hiç paylaşmamak anlamına geliyor.

2. Analytics ve Search Console hesapları kimin adına açılacak?

Doğrusu: hesaplar sizin e-postanıza kurulur, ajansa erişim yetkisi verilir. Tersi durumda ilişki bittiğinde geçmiş verinizin tamamını kaybedersiniz. Aynı mantık alan adı için de geçerli. Domain’in kayıt sahibi siz olmalısınız.

3. Bu ay hangi işlerin yapılacağı önceden yazılı olarak belirleniyor mu?

Ay başında plan, ay sonunda rapor. İkisi karşılaştırılabilir olmalı. Plan yoksa raporun da kıyaslanacağı bir referans yok demektir.

4. İçerikleri kim yazıyor, onaya sunuluyor mu?

Sektörünüzü bilmeyen birinin ürettiği genel geçer metinler, hem okuyucuya hem arama motoruna bir şey söylemiyor. Yayından önce onayınıza düşmesi standart olmalı.

5. Anlaşma biterse elimde ne kalıyor?

Site, içerikler, hesap erişimleri, teknik dokümantasyon. Bunların hepsi sizde kalmalı. Bu soruyu sorduğunuzda yüzünüze tuhaf bakılıyorsa cevabı almışsınızdır.

İyi bir SEO raporunda ne olur

Rapor, süslü grafik yığını değil. Bir dış gözün bakıp “bu ay şu yapılmış, şu sonuç alınmış, gelecek ay şu planlanıyor” diyebileceği bir belge olmalı. İçinde şunlar bulunmalı:

  • Organik trafik ve karşılaştırma: Bir önceki ay ve geçen yılın aynı ayı. Mevsimsellik olan sektörlerde yalnızca önceki ayla kıyaslamak yanıltır.
  • Gösterim ve tıklama verisi: Search Console’dan alınan, hangi sorgularda görünüp hangilerinde tıklandığı. Sıralama tek başına anlamlı değil, tıklama oranıyla birlikte anlam kazanır.
  • Yapılan işlerin listesi: Hangi sayfa düzenlendi, hangi başlık değişti, hangi teknik hata giderildi. Mümkünse öncesi-sonrası ile.
  • Yayınlanan içerikler: Bağlantılarıyla birlikte. Hangi arama niyetine cevap vermek için yazıldığı bir cümleyle açıklanmış olmalı.
  • Teknik sağlık: Sayfa hızı, mobil uyum, indekslenme sorunları, kırık bağlantılar.
  • Dönüşüm tarafı: Form doldurma, telefon tıklaması, WhatsApp yönlendirmesi. Ziyaretçi sayısı artıp aramalar artmıyorsa doğru trafiği çekmiyorsunuz demektir.
  • Gelecek ayın planı: Üç beş maddelik, somut.

Bu liste uzun görünebilir ama hazırlaması bir saatlik iş. Gerçekten çalışılmış bir aydan sonra dolduracak veri zaten oluşmuştur.

Sıralama takıntısından çıkmak

Arama sonuçları artık kişiye, konuma, cihaza ve arama geçmişine göre değişiyor. Sizin ofisten yaptığınız aramayla müşterinizin telefonundan yaptığı arama farklı sonuç verebilir. Bu yüzden “şu kelimede kaçıncıyız” sorusu, tek başına giderek anlamsızlaşıyor.

Daha sağlıklı soru şu: geçen aya göre kaç kişi bizi arama üzerinden buldu, kaçı iletişime geçti? Manisa’daki bir mobilya imalatçısı için “mobilya” kelimesinde ilk sayfada olmak değil, “Manisa mutfak dolabı imalatı” aramasında görünmek para kazandırır. Bölge odaklı çalışmanın nasıl kurgulandığını hizmet verdiğimiz bölgeler sayfasında da anlatmaya çalışıyoruz.

Devir teslimde erişimlerin listesini birlikte kontrol etmek zaman kazandırır
Devir teslimde erişimlerin listesini birlikte kontrol etmek zaman kazandırır

SEO’yu web sitesinden ayrı düşünmemek

Sık karşılaştığımız bir tablo: site bir yerde yapılmış, SEO başka yerden satın alınmış. SEO tarafı sayfa hızı için düzenleme istiyor, siteyi yapan taraf “tema öyle” diyor. Arada müşteri kalıyor.

Teknik altyapıya müdahale edemeyen bir SEO çalışması, kapalı kapının önünde beklemek gibidir. Sunucu yavaşsa, tema şişkinse, mobilde düzen bozuluyorsa, içerik üretmek tek başına yetmez. Bu yüzden site ve arama görünürlüğünü aynı masada tutmak çoğu işletme için hem daha ucuz hem daha hızlı sonuç veren yol oluyor.

Kendi tarafımızda paketlerimizde barındırma, alan adı ve güncellemeleri fiyata dahil ediyoruz; teslimden sonra “bu da ekstra” diye çıkan kalemler olmuyor. Bunu övünmek için değil, konuyla ilgisi olduğu için söylüyorum: barındırma ayrı bir firmadaysa ve panele erişiminiz yoksa, sayfa hızı sorununu çözecek kişiyi bulmak bile haftalar alabiliyor.

Panel eğitimi neden bir SEO meselesi

Site teslim edilirken içerik yönetim panelinin nasıl kullanılacağını göstermek, ilk bakışta SEO ile ilgisiz görünür. Değil. Kendi ürününün açıklamasını düzeltebilen, yeni bir hizmet sayfası açabilen, blog yazısı ekleyebilen bir işletme sahibi, arama görünürlüğü konusunda dışarıya çok daha az bağımlı olur.

Her küçük değişiklik için ajansa yazmak zorunda kaldığınızda iki şey olur: ya değişiklikleri yapmaktan vazgeçersiniz ya da her seferinde ek ücret ödersiniz. İkisi de siteyi zamanla ölü bir vitrine dönüştürür.

Ajans değiştirirken devir teslim

Ayrılma kararı verdiyseniz, ilişkiyi kapatmadan önce şunları toplayın:

  • Alan adı yönetim paneli erişimi ve kayıt sahipliğinin sizde olduğunun teyidi
  • Barındırma hesabı bilgileri ve sitenin tam yedeği (dosyalar + veritabanı)
  • Analytics, Search Console, Google İşletme Profili yönetici yetkileri
  • Üretilen tüm içeriklerin listesi
  • Varsa yönlendirme (redirect) haritası ve teknik notlar

Bu liste elinizde olmadan geçiş yapmak, yeni ekibin ilk iki ayını arkeolojik kazıyla geçirmesi demek. Görülen o ki bu kayıp, çoğu zaman SEO çalışmasının kendisinden daha pahalıya patlıyor.

Son söz

SEO satın almak, bir uzmanlığa güven duymak demek. Ama güven, hesap sorulmayan yerde değil, hesabın rahatça sorulabildiği yerde büyür. Rapor istemek müşterinin şüpheciliği değil, işin doğal parçası.

Ödediğiniz ücretin karşılığında ay sonunda elinize somut bir belge geçmiyorsa, sorunuzu nazikçe ama net sorun. İyi çalışan bir ekip bu sorudan rahatsız olmaz; aksine, anlatacak şeyi olduğu için memnun olur. Biz gelen sorulara aynı iş günü içinde dönmeyi kural haline getirdik, çünkü cevapsız kalan sorunun yerini kısa sürede güvensizlik alıyor.

Mevcut çalışmanızı bir dış gözle değerlendirmek isterseniz veya sitenizin teknik tarafında ne durumda olduğunuzu merak ediyorsanız, hizmetlerimize göz atabilir ya da doğrudan bize yazabilirsiniz. Satış konuşması yapmadan, mevcut durumu birlikte bakmak da bir seçenek.

Yazar

Soner Kurt

Kurucu & Geliştirici

MAT Kreatif'in kurucusu. Pazarlama stratejisiyle endüstriyel yazılımı aynı masada buluşturur: projenin ticari hedefini belirler, teknik mimarisini kurar ve teslimata kadar tek sorumlu olarak takip eder.

Ekibimizle tanışın

Bir adım ötesi

Bu konu sizin projenize dokunuyor mu?

Okuduklarınızı kendi işinize nasıl uygularsınız, birlikte bakalım. Keşif görüşmesi ücretsizdir.

Konuşalım