İçeriğe geç
MAT Kreatif — Yazılım ve Grafik Hizmetleri
Yazan: Berkay Özdemir 18 Ekim 2026 9 dk okuma site analitiği google analytics dönüşüm takibi web sitesi yönetimi dijital pazarlama

Site analitiğini ilk kez açtınız: işe yarayan 6 temel metrik

Site analitiğini ilk kez açtınız: işe yarayan 6 temel metrik — blog yazısı kapak görseli

Sitesi yeni yayına giren işletme sahiplerinin çoğu analitik panelini ilk kez açtığında aynı şeyi yaşıyor: ekranda onlarca grafik, yüzlerce satır, anlamı belirsiz kısaltmalar. İnsan doğal olarak "bunların hangisi benim işime yarıyor" diye soruyor. Cevap rahatlatıcı: ilk birkaç ay için altı metrik fazlasıyla yeterli. Gerisi, o altısını okumayı öğrendikten sonra kendiliğinden anlam kazanıyor.

Bu yazıda analitik panelinde hangi rakama neden bakacağınızı, o rakamın size ne söylediğini ve neyi söylemediğini anlatacağım. Teknik terim yığını yok; işletme diliyle gidiyoruz.

Başlamadan önce: baktığınız veri doğru mu?

Metrikleri konuşmadan önce bir adım geri gidelim. Yanlış kurulmuş bir ölçüm sistemi, hiç ölçmemekten daha kötüdür; çünkü yanlış karar vermenize zemin hazırlar. İlk haftalarda şu üç şeyi kontrol edin:

  • Ölçüm kodu her sayfada var mı? Bazı sitelerde kod yalnızca ana sayfaya eklenir, iletişim veya hizmet sayfalarında eksik kalır. Sonuç: iç sayfalar hiç görünmez.
  • Kendi ziyaretleriniz veriye karışıyor mu? Gün içinde sitenize defalarca giren siz, ekibiniz ve içerik güncelleyen kişi, küçük bir sitede toplam trafiğin ciddi bir kısmını oluşturabilir. Ofis IP'sini hariç tutmak basit ama çok işe yarayan bir ayardır.
  • Bot trafiği filtreleniyor mu? Özellikle yeni yayına giren sitelere tarayıcı botları uğrar. Modern analitik araçları bilinen botları ayıklar, yine de ani ve anlamsız sıçramaları kuşkuyla karşılayın.

Biz teslim ettiğimiz her projede bu kurulumu yaparız ve site sahibine panelde kısa bir gezinti yaptırırız. Çünkü ölçümü kuran kişi ile rakamı yorumlayacak kişi aynı değilse, panel altı ay sonra hiç açılmamış bir sekme olarak kalıyor. Hizmetlerimiz sayfasında da belirttiğimiz gibi, teslim bir bitiş değil; sitenin yönetilebilir hale geldiği an.

1. Kullanıcı ve oturum: "Kaç kişi geldi?"

En temel soru bu. İki rakam karşınıza çıkar ve sık karıştırılır:

Kullanıcı, siteyi ziyaret eden tekil kişi sayısıdır. Oturum ise ziyaret sayısıdır. Aynı kişi sabah bir kez, akşam bir kez girdiyse: 1 kullanıcı, 2 oturum. Küçük işletme sitelerinde bu ikisi birbirine yakın seyreder; arada büyük fark varsa ya sadık bir kitleniz vardır ya da insanlar karar vermeden önce siteye birkaç kez dönüyordur. İkisi de iyi haberdir.

Yeni bir sitede ilk ay rakamına bakıp moralinizi bozmayın. Arama motorlarının siteyi tanıması, sayfaların dizine girmesi ve sıralamaların oturması zaman alır. Burada önemli olan mutlak sayı değil, yön: üçüncü ay ikinciden, altıncı ay üçüncüden yüksek mi? Trend yukarıysa yolunda gidiyorsunuz.

Bir de şu tuzak var: trafik tek başına bir iş hedefi değildir. Ayda 5.000 kişi gelip hiçbiri aramıyorsa, 300 kişi gelip 12'si arayan siteden daha kötü durumdasınız demektir.

Trafik kaynakları dağılımı, bütçenizi nereye ayıracağınızı gösterir
Trafik kaynakları dağılımı, bütçenizi nereye ayıracağınızı gösterir

2. Trafik kaynakları: "Bu insanlar nereden geldi?"

Analitik panelinin en değerli bölümü burasıdır. Ziyaretçiler genellikle şu kanallardan gelir:

  • Organik arama: Google ve benzeri motorlardan, reklamsız gelen trafik. Uzun vadede en kıymetli kanaldır; çünkü kapatınca durmaz.
  • Doğrudan: Adresi doğrudan yazan veya yer imlerinden giren kişiler. Kartvizit, araç giydirme, tabela ve kulaktan kulağa yayılan isim bu haneye yazılır. Bazı mobil uygulama yönlendirmeleri de burada görünebilir.
  • Sosyal: Instagram, Facebook, LinkedIn gibi platformlardan gelenler.
  • Yönlendirme (referral): Başka bir sitedeki bağlantıdan gelenler. Sektör rehberleri, iş ortaklarınızın siteleri, haber içerikleri.
  • Ücretli: Reklam harcamanızın getirdiği trafik.

Bu dağılımı okumak size pazarlama bütçenizi nereye koyacağınızı söyler. Trafiğinizin neredeyse tamamı sosyal medyadan geliyorsa, sitenizin arama motorlarında görünürlüğü zayıf demektir; içerik ve teknik iyileştirme gerekir. Tamamı organikse ve sosyalden hiç kimse gelmiyorsa, orada bir fırsatı boşa harcıyorsunuz olabilir.

Bir ayrıntı: bazı kampanya bağlantılarını etiketlemezseniz, mesela WhatsApp'tan veya e-posta bülteninden gelen trafik "doğrudan" haneye düşer ve emeğinizin karşılığını panelde göremezsiniz. Kampanya bağlantılarını etiketlemek beş dakikalık iştir, ciddi fark yaratır.

3. Açılış sayfaları: "İnsanlar siteye nereden giriyor?"

Çoğu işletme sahibi sitenin ana sayfadan başladığını varsayar. Gerçek böyle değildir. Arama motorundan gelen biri doğrudan bir hizmet sayfasına, bir blog yazısına veya bir proje sayfasına düşer.

Bu liste size iki şey söyler. Birincisi, hangi içeriğiniz gerçekten talep görüyor. İkincisi, o sayfalar misafiri karşılamaya hazır mı. Eğer insanların yarısı belirli bir hizmet sayfasına iniyorsa, o sayfada net bir iletişim butonu, fiyat veya kapsam bilgisi ve örnek iş olmalı. Çünkü o sayfa sizin için artık bir "iç sayfa" değil, vitrin.

Aynı mantık bölgesel sayfalar için de geçerli. Manisa, İzmir, Aydın gibi şehir odaklı sayfalar genellikle yüksek niyetli ziyaretçi çeker; arayan kişi zaten bir ihtiyacı olduğu için oradadır. Bölgeler sayfalarımızı da tam bu sebeple ayrı ayrı kurguluyoruz.

4. Etkileşim oranı ve sitede geçirilen süre

Eski panellerde "hemen çıkma oranı" denen metrik vardı, yeni sürümlerde yerini büyük ölçüde "etkileşim oranı" aldı. İkisi de şunu ölçmeye çalışır: gelen kişi sayfayı görüp kapattı mı, yoksa gerçekten içeriğe baktı mı?

Yorumlarken sayfa türünü hesaba katın:

  • Blog yazısı: Ziyaretçi yazıyı okuyup ayrılabilir. Yüksek çıkış normaldir, önemli olan okuma süresidir.
  • Hizmet sayfası: Buradan çıkış yüksekse sorun vardır. Kişi bilgiyi bulamamış veya ikna olmamıştır.
  • İletişim sayfası: Burada süre kısa, aksiyon yüksek olmalı. Telefon numarası görünür mü, form çok mu uzun, harita yükleniyor mu?

Düşük etkileşimin en sık sebebi içerik değil, hızdır. Açılması üç saniyeyi geçen bir sayfada ziyaretçinin ciddi kısmı geri tuşuna basar. Mobilde bu eşik daha da acımasızdır.

Telefon ve WhatsApp tıklamaları da ölçülmesi gereken birer dönüşümdür
Telefon ve WhatsApp tıklamaları da ölçülmesi gereken birer dönüşümdür

5. Dönüşüm olayları: "Kaç kişi bana ulaştı?"

İşin özü burada. Diğer beş metrik bu metriği açıklamak için vardır. Bir kurumsal site için tipik dönüşümler şunlardır:

  • Telefon numarasına tıklama (mobilde doğrudan arama)
  • WhatsApp butonuna tıklama
  • İletişim formunun gönderilmesi
  • Fiyat listesi veya katalog indirme
  • Haritada yol tarifi alma
  • E-ticaret ise sepete ekleme ve satın alma

Bu olayların hiçbiri kendiliğinden ölçülmez; tek tek tanımlanması gerekir. Tanımlanmadığında panel size "500 kişi geldi" der, ama o 500 kişiden kaçının telefonunuzu çevirdiğini söylemez. Üstelik telefon tıklamalarını ölçmek, formları ölçmekten çoğu zaman daha önemlidir: küçük işletmelerde ulaşmanın en yaygın yolu hâlâ arama.

Dönüşüm sayısını trafik sayısına bölünce dönüşüm oranınızı bulursunuz. Sektöre göre çok değişir, bu yüzden internette okuduğunuz "ortalama" rakamları kendi hedefiniz yapmayın. Doğru kıyas, geçen ayki kendi oranınızdır.

6. Cihaz ve konum kırılımı

Son metrik basit ama karar değiştirir. Ziyaretçilerinizin kaçta kaçı telefondan giriyor? Hizmet sektöründe bu oran genellikle masaüstünü rahatça geçer. Eğer mobil trafiği yüksek, mobil dönüşümü düşükse sorun tasarımdadır: buton küçüktür, form uzundur, telefon numarası tıklanabilir değildir.

Konum kırılımı ise yerel işletmeler için doğrudan para demektir. Manisa'daki bir firmanın trafiğinin büyük kısmı başka ülkelerden geliyorsa, o trafik satışa dönüşmez; muhtemelen içerik yanlış kitleye ulaşıyordur. Tersine, hizmet verdiğiniz ilçelerden düzenli ziyaret geliyorsa o bölgeler için ayrı sayfa açmak mantıklı bir sonraki adımdır.

Mobil uygulaması olan işletmelerde bu kırılım daha da kritik hale geliyor. Flutter ile tek kod tabanından iOS ve Android çıkardığımız projelerde, site analitiği ile uygulama içi davranışı yan yana okumak, hangi kanalın gerçekten kullanıcı getirdiğini net gösteriyor.

Ayda 20 dakikalık bir rutin kurun

Analitik, her gün bakılacak bir şey değil. Günlük dalgalanmalar sizi yanıltır. Ayda bir kez, hep aynı tarihte şu beş soruyu cevaplayın:

  1. Toplam ziyaret geçen aya göre arttı mı, azaldı mı?
  2. Hangi kanal büyüdü, hangisi düştü?
  3. En çok giriş alan üç sayfa hangisi?
  4. Dönüşüm sayısı kaç, oran ne?
  5. Mobil dönüşüm masaüstünden belirgin biçimde düşük mü?

Cevapları bir not dosyasına yazın. Üç ay sonra elinizde tahminle değil veriyle konuşabileceğiniz bir tablo olur. Bir sonraki içerik, reklam veya tasarım kararını o tablo verir.

Sık yapılan üç hata

Tek günün verisiyle karar vermek. Bir günlük düşüş hava durumu kadar rastgele olabilir. En az dört haftalık pencereyle bakın.

Her metriği aynı anda takip etmeye çalışmak. Panelde yüzlerce rapor var; hepsi sizin için değil. Altı metrikte ustalaşın, sonrası gelir.

Ölçümü kurdurup unutmak. Site değiştikçe ölçüm de bozulabilir. Yeni bir sayfa eklendiğinde, form değiştiğinde veya tema güncellendiğinde kontrol edin.

Son söz

Analitik, sitenizin size konuştuğu dildir. İlk duyduğunuzda yabancı gelir; birkaç ay sonra hangi cümlenin önemli olduğunu seçmeye başlarsınız. Önemli olan panelin karmaşıklığına kapılmadan, işinize dokunan altı rakamı düzenli izlemek.

Sitenizin ölçüm kurulumundan emin değilseniz ya da panelde ne gördüğünüzü birlikte yorumlayacak birine ihtiyacınız varsa bize yazabilirsiniz; sorulara aynı iş günü içinde dönüyoruz. Kapsam ve fiyatları merak ediyorsanız paketler sayfasında barındırma, alan adı ve güncellemelerin neyi kapsadığını açıkça görebilirsiniz.

Yazar

Berkay Özdemir

Grafik Tasarım ve Marka Kimlik Uzmanı

Logodan hareketli grafiğe markanın görsel dilini tasarlar. Adobe Photoshop ve Illustrator ile kimlik ve sosyal medya tasarımı, After Effects ile hareketli grafik, FL Studio ile ses ve jingle üretimi yapar.

Ekibimizle tanışın

Bir adım ötesi

Bu konu sizin projenize dokunuyor mu?

Okuduklarınızı kendi işinize nasıl uygularsınız, birlikte bakalım. Keşif görüşmesi ücretsizdir.

Konuşalım