Bir web sitesinin arkasında iki iş vardır: biri görünen, diğeri görünmeyen. Görünen kısım tasarımdır; renk, yazı tipi, fotoğraf düzeni. Görünmeyen kısım ise karardır: Bu sayfaya gelen kişi kim, ne arıyor, hangi soruya cevap bulamazsa çıkıp gidiyor? İkinci kısım atlandığında ortaya çıkan şey web sitesi değil, web sitesi görünümlü bir broşürdür.
Sektörde sıkça rastlanan bir çalışma biçimi var: ajans, geçmişte beğenilmiş bir kurguyu alıyor, logoyu ve renkleri değiştiriyor, metinleri yeni müşteriye göre uyarlıyor, teslim ediyor. Diş kliniğine de, makine imalatçısına da, butik otele de aynı iskelet. Hızlı, ucuz ve ilk bakışta sorunsuz. Sorun ilk üç ayda değil, altıncı aydan sonra ortaya çıkıyor.
Şablon kötü değil, şablonu düşünmeden uygulamak kötü
Peşinen bir şeyi netleştirelim: hazır bileşen kullanmak, tekrar eden modülleri yeniden yazmamak, denenmiş düzenlerden faydalanmak akıllıca işlerdir. Her projeyi sıfırdan icat etmeye çalışmak ne bütçe açısından ne de hata riski açısından mantıklıdır. Bizim de kendi içimizde tekrar tekrar kullandığımız bileşenler var.
Mesele şablonun kendisi değil, şablonun düşüncenin yerine geçmesi. Hazır bir iskelet alıp "bu müşteriye de uyar" demek ile, müşterinin işini anlayıp o iskeleti işin gerektirdiği yere doğru esnetmek arasında dağlar kadar fark var. Birincisinde sektör görünmez olur; ikincisinde şablon sadece zaman kazandıran bir araçtır.
Sektör farkı tam olarak nerede ortaya çıkıyor
Ziyaretçinin kafasındaki soru değişiyor
Bir diş kliniğinin sitesine giren kişi genellikle "bu doktor güvenilir mi, randevu nasıl alırım, acıyacak mı" sorularıyla gelir. Bir CNC işleme atölyesinin sitesine giren satın almacı ise "hangi tezgâhlar var, hangi toleransta çalışıyorlar, hangi sektörlere iş yapmışlar, teknik resim gönderebiliyor muyum" diye bakar. Birinde duygu ve güven, diğerinde yetkinlik kanıtı öne çıkar.
Aynı anasayfa kurgusu bu iki ziyaretçiye hizmet edemez. Birinde büyük bir randevu butonu hayat kurtarır, diğerinde kimse randevu almaz; teknik doküman ister.
Karar süresi değişiyor
Bir kafe için karar birkaç dakikalıktır: menü, konum, fotoğraflar, yorumlar. Bir mimarlık ofisi veya makine üreticisi için karar haftalara, bazen aylara yayılır. İkinci grupta siteye birden fazla kez geri dönülür, farklı kişiler bakar, içeriden birine gösterilir. Bu da referans sayfasının, detaylı proje anlatımlarının, indirilebilir katalogların değerini artırır.
Kısa karar süresine göre tasarlanmış bir sayfayı uzun karar süresine sahip bir işe giydirdiğinizde, ziyaretçi ikinci ziyaretinde bakacak yeni bir şey bulamaz. Site bir kere görülmüş ve tüketilmiş olur.
İçerik üretim kapasitesi değişiyor
Bu, en çok ihmal edilen nokta. Bazı işletmelerin elinde sürekli taze görsel üretimi vardır: restoranlar, perakende, etkinlik firmaları. Bazılarında ise yılda birkaç fotoğraf bile zor çıkar. İkinci gruba her bölümü büyük fotoğraf isteyen bir tasarım verdiğinizde, site altı ay sonra aynı dört görseli döndürmeye başlar ve bakımsız görünür.
Doğru yaklaşım, tasarımı müşterinin gerçek içerik üretme kapasitesine göre kurmaktır. Görsel az çıkacaksa tipografiyi, ikonografiyi, veri ve rakam vurgusunu öne alan bir düzen çok daha uzun ömürlüdür.

Aynı iskeletin farklı sektörlerde yarattığı tipik hasar
- Sağlık ve klinikler: Hizmet listesi var ama hekim tanıtımı, süreç anlatımı ve sık sorulan sorular yok. Hasta güven kuramıyor, telefon etmeden önce vazgeçiyor.
- Üretim ve ihracat: Şık bir "hakkımızda" var ama ürün teknik detayı, kapasite bilgisi, sertifika ve İngilizce sürüm yok. Yurt dışından gelen talep siteyi ciddiye almıyor.
- Restoran ve konaklama: Menü PDF olarak konmuş, telefonda açılmıyor. Konum ve çalışma saatleri sayfanın en altında. En çok aranan iki bilgi en zor bulunan iki bilgi oluyor.
- Emlak ve inşaat: Portföy bir galeri bileşenine sıkıştırılmış, filtreleme yok. Yirmi ilanda sorun çıkmıyor, iki yüz ilanda site kullanılamaz hale geliyor.
- Serbest meslek ve danışmanlık: Kurumsal firma diliyle yazılmış metinler, tek kişilik bir ofisin sesini boğuyor. Oysa bu alanda satan şey tam olarak o kişisel ses.
- E-ticaret: Ürün sayısı az olan bir markaya büyük pazaryeri mantığı uygulanıyor; on ürünlük katalog devasa bir vitrin içinde kayboluyor.
Bu listede ortak nokta şu: hiçbiri "çirkin tasarım" problemi değil. Hepsi, işin nasıl yürüdüğünü anlamadan sayfa dizmenin sonucu.
Bedel nerede ödeniyor
Şablon körlüğünün faturası tek kalemde gelmez, parça parça gelir.
- Dönüşümde: Trafik var, teklif talebi yok. Çoğu işletme bunu "sektör durgun" diye yorumluyor; oysa sayfa ziyaretçiyi harekete geçirecek biçimde kurulmamış.
- Reklam bütçesinde: Reklamla getirilen her ziyaretçi, zayıf bir sayfaya düşüyor. Aynı bütçe daha az iş getiriyor, maliyet sessizce yükseliyor.
- İçerik emeğinde: İşletme sahibi, yapıya uymayan metinleri defalarca yeniden yazdırmak zorunda kalıyor.
- Yeniden yapımda: En ağırı bu. İki yıl sonra "bu site işe yaramıyor" denip sıfırdan başlanıyor. İlk projede tasarruf edilen tutar, ikinci projede fazlasıyla geri ödeniyor.
Bir de görünmeyen bir maliyet var: zaman. Sektörünü anlatmayan bir siteyle geçirilen iki yıl, geri gelmez.

Doğru süreç aslında birkaç iyi soruyla başlıyor
Sektöre özgü bir site kurmak için uzun ve pahalı bir araştırma şart değil. Genellikle doğru soruları sormak yeterlidir. Biz projelere başlarken şunları netleştirmeden tasarıma geçmiyoruz:
- Size gelen müşteri hangi soruyla geliyor? Telefonda en çok ne soruluyor?
- Karar kaç günde veriliyor, kaç kişi karara katılıyor?
- Rakiplerinizden ayrıştığınız noktayı bir cümleyle nasıl anlatırsınız?
- Elinizde düzenli üretilen görsel, video, proje fotoğrafı var mı?
- Siteden beklediğiniz asıl eylem ne: arama mı, form mu, randevu mu, satış mı?
- Siteyi kim güncelleyecek ve ne sıklıkla?
Son madde özellikle önemli. Güncellenemeyen site, bir süre sonra zarar vermeye başlar; eski kampanya, kapanmış şube, değişmiş fiyat. Bu yüzden teslimde paneli müşteriyle birlikte adım adım geçiyor, kısa bir eğitim yapıyoruz. Barındırma, alan adı ve güncelleme desteğini paketlerin içine dahil etmemizin sebebi de bu: site yayına girdikten sonra sahipsiz kalmasın, altı ay sonra sürpriz bir kalemle karşılaşılmasın.
Aynı hata mobil uygulamalarda daha pahalıya patlıyor
Web'de yanlış kurguyu düzeltmek görece kolaydır; bir sayfa yeniden yazılır. Mobil uygulamada durum farklı. Yanlış akış kurulmuşsa kullanıcı ikinci kez açmaz ve uygulamayı siler. Buradaki şablon körlüğü "her işletmeye bir uygulama" diye başlar; oysa bazı işler için mobil uygulama gereksizdir, iyi bir mobil site daha doğru cevaptır.
Gerçekten uygulama gerektiren işlerde ise soru değişir: kullanıcı günde kaç kez açacak, çevrimdışı çalışması gerekiyor mu, bildirim mantığı ne olacak? Kendi ürünlerimizi geliştirirken bunları yaşayarak öğrendik; örneğin Amatör Arena'da maç günü trafiğiyle hafta içi kullanımın tamamen farklı davranışlar olduğunu görmek, müşteri projelerinde de bakış açımızı değiştirdi. Flutter ile tek kod tabanından iOS ve Android'i birlikte yürütmek, bu tür düzeltmeleri hızlı ve iki kat masrafsız yapabilmeyi sağlıyor.
Ajansınıza sorabileceğiniz birkaç soru
Çalışacağınız ekibin şablon mu uyguladığını, yoksa düşünerek mi tasarladığını anlamak için teknik bilgiye gerek yok. Şunları sorun:
- Benim sektörümde ziyaretçinin ilk otuz saniyede aradığı şey sizce ne?
- Anasayfada neden bu sıralamayı önerdiniz?
- Hangi bölümü çıkarsak site daha mı iyi olur?
- İçerik az olursa bu tasarım nasıl görünür?
- Altı ay sonra neyi güncellemem gerekecek ve bunu kendim yapabilir miyim?
Bu sorulara "bakarız", "standart olarak böyle yapıyoruz" gibi cevaplar geliyorsa, önünüzde hazır bir iskelet var demektir. Gerekçeli cevaplar geliyorsa, karşınızdaki kişi işinizi anlamaya çalışıyordur.
Sonuç: tasarım, işin kendisini anlatmalı
İyi bir web sitesi, sektörünüzü bilmeyen birine bile ne iş yaptığınızı, neden sizi seçmesi gerektiğini ve bir sonraki adımın ne olduğunu üç ekran içinde anlatır. Bunu sağlayan şey animasyon ya da modaya uygun renk paleti değil; işin mantığını kavramış bir kurgudur.
Manisa ve Ege genelinde çok farklı sektörlerle çalışıyoruz; üretimden sağlığa, turizmden perakendeye. Her birinde ilk yaptığımız şey aynı: tasarıma başlamadan önce işi anlamak. Daha önce ürettiğimiz çalışmaları projeler sayfasında inceleyebilir, kendi işiniz için neyin doğru olduğunu konuşmak isterseniz bize yazabilirsiniz; gelen her mesaja aynı iş günü içinde dönüyoruz.
